Köy kahvesinde bu tartışma hiç bitmez. Bir taraf "kendi malın olsun, kimseye muhtaç olmazsın" der. Diğer taraf "o parayı toprağa yatır, makineyi çağırırsın" der. İkisi de haklıdır — ama aynı çiftçi için değil.
Bu yazının iddiası şu: sorunun tek bir doğru cevabı yok, dört sayıya bağlı bir cevabı var. O dört sayıyı bilen çiftçi kararı beş dakikada verir.
Kararı belirleyen dört sayı
1. Yılda kaç dönüm işliyorsunuz? En belirleyici sayı bu. Makinenin sabit masrafları, işlediğiniz alana bölünüyor. 200 dönüme bölünen masrafla 2.000 dönüme bölünen masraf çok farklı.
2. Bölgenizde dönüm başına ne isteniyor? Dışarıdan yaptırmanın bedeli. Bu rakam ilçeden ilçeye, hatta sezon içinde haftadan haftaya değişiyor. Hasat döneminde talep yoğunlaştığında yükseliyor.
3. Kendi makinenizle çalışsanız dönüm başına ne harcarsınız? Mazot ve işçilik. Makine sizin olsa bile bu masraf devam ediyor. Çoğu hesap tam burada yanlış yapıyor.
4. Makineniz boş kaldığında iş alacak mısınız? Alacaksanız denklem tamamen değişir. Buna aşağıda ayrıca değiniyoruz.
"Kendi malım, bedavaya çalışıyor" yanılgısı
En sık duyduğumuz cümle bu ve en pahalıya mal olan cümle de bu.
Bir makine, garajda dururken bile her yıl para yakar:
| Kalem | Ne demek |
|---|---|
| Değer kaybı | Makine yıllandıkça ikinci el değeri düşüyor |
| Bağlanan para | O para makinede durduğu sürece başka iş yapmıyor |
| Bakım, onarım, sigorta | Kullanılsın kullanılmasın süren masraf |
Üçüncüsü herkesin aklında. Sorun ilk ikisinde: ikisi de cebinizden nakit çıkmadığı için görünmüyor, ama ikisi de gerçek.
Bağlanan para kalemini biraz açalım. Makineye verdiğiniz parayı vermeseydiniz o para bir yerde duracaktı — mevduatta, başka bir yatırımda, ya da borcunuzu kapatmakta kullanılacaktı. Makineye bağladığınız her yıl, o getiriden vazgeçiyorsunuz. Bu vazgeçiş de bir maliyettir, faturası gelmese bile.
Başabaş noktası
Bütün hesap tek bir soruya iniyor: yılda kaç dönümden sonra satın almak ucuzlamaya başlıyor?
Mantığı basit. Satın almanın büyük bir sabit masrafı var ama dönüm başına masrafı düşük (sadece mazot ve işçilik). Dışarıdan yaptırmanın sabit masrafı yok ama her dönüm para götürüyor.
Bu iki çizgi bir yerde kesişiyor. O kesişme noktasının altındaysanız kiralamak, üstündeyseniz satın almak ucuz.
Kesişme noktası şu formülle bulunuyor:
`` başabaş dönüm = yıllık sabit masraflar ÷ (dönüm başı kira − dönüm başı mazot) ``
Paydaya dikkat: dışarıdan yaptırma bedeli, kendi mazot masrafınızın altındaysa payda negatife düşer ve başabaş noktası hiç oluşmaz. Yani o makine ne kadar çalışırsa çalışsın kendini çıkarmaz. Nadir ama imkânsız değil — özellikle mazot fiyatının sıçradığı dönemlerde.
Denklemi çeviren şey: atıl kapasite
Şimdi işin en çok gözden kaçan kısmı.
Türkiye'de bir biçerdöver yılın büyük bölümünü boş geçirir. Hasat penceresi iki ila dört hafta. Traktör daha çok çalışır ama o da yılın önemli bir kısmında durur.
Duran makine, yukarıdaki üç sabit kalemi yakmaya devam eder. Ama çalışan makine onları geri kazandırır.
Makinenizle başkasının tarlasında çalışırsanız, aldığınız bedelden mazot ve işçiliği düştükten sonra kalan tutar doğrudan sabit masraflarınızın üstüne gider. Yeterince iş alırsanız başabaş noktanız aşağı iner — bazen kendi alanınızın çok altına.
Bu, "makine almalı mıyım" sorusunu "makineyi çalıştırabilir miyim" sorusuna çevirir. Ve ikincisinin cevabı, birincisinden daha çok sizin elinizde.
Hesabı kendi rakamlarınızla yapın
Bu yazıda bilerek tek bir fiyat vermedik. Vermek isterdik ama dürüst olmazdı: traktör fiyatı da, dönüm başı ücret de bölgeye, sezona ve makinenin durumuna göre değişiyor. İnternette gördüğünüz sabit rakamların çoğu ya eskimiş ya da sizin bölgeniz için geçersiz.
Bunun yerine hesabın kendisini hazırladık. Kendi dönümünüzü, aldığınız teklifi ve bölgenizdeki ücreti girin; yıllık maliyeti kalem kalem ve başabaş noktanızı görün.